|
DEMOKRASİ ÇABASIZ OLMAZ ! |
|
|
|
|
Administrator tarafından yazıldı
|
|
Cuma, 14 Mart 2008 23:22 |
|
Demokrasi kendiliğinden kazanılıp yaşanabilecek, her bedene uyan bir yönetim biçimi değildir. Bulunduğu toplumda demokrasi isteyen bireylerin demokrasi için çaba göstermesi ve çalışması gereklidir. Demokrasi yazılı kurallar manzumesi değildir. Bugün demokrasinin beşiği olarak anılan İngiltere' de yazılı anayasa dahi yoktur. Buradan yola çıkarak gerçek demokrasinin somut tüm kuralları yazılı ve herkesce uyulması istenilen bir yönetim biçimi olmadığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Demokrasinin temelinde yatan , bu yönetim biçimini isteyen kişinin , içinde yaşadığı toplumda aynı yaşam biçimini isteyen insanlarla barış ve huzur içinde yaşayabilmesi için bir çaba göstermesi gerektiği bilincine sahip olması ile gelişen ve dinamik bir yönetim biçimi olmasıdır. Demokrasi nedir dediğimizde karşımıza çıkan tarifler de , bu yönetim biçiminin dinamikliğine işaret ederler. Demokrasi çok olduğunu iddia edenlerin, az olduğu iddia olunanların haklarını öncelikle saygı ile karşılamayı ve onların anlayışına saygı duymayı gerektirir. Demokrasi bencil ve bireysel yaşam anlayışını reddeder. Toplum olabilmenin temel gereklerinden olan bir arada yaşam şartlarını bir başka deyişle asgari yaşam müştereklerini kabul etmek şartı, yeryüzünde bulunulan coğrafyaya ve o coğrafya üzerinde yaşananlara (tarihe) bağlı olarak şekillenebilir. Ancak hiç bir şekilde bireyin toplum olma bilincini köreltecek bir genellik içerisinde bulunamaz. Zira toplum halinde yaşayabilmenin de tıpkı demokratik yaşam biçimi için gerekli olduğu üzere vazgeçilmezleri vardır.
Günümüzde insanlarımızın demokrasiyi istediğimi yaparım şeklinde tercüme etmeleri yadsınamaz bir kültür sorununu ortya koymaktadır. Benzer bir mantıkla serbest piyasa kavramını da istediğimi istediğime istediğim para ile alır-satarım mantığı da toplumda yeşermiştir. Gerçekte bu kavramların yukarıdaki anlamları ifade etmediği açıktır. Ancak bireylerin toplumu oluşturma sürecinde bu eksikliklerini tek başlarına gidermeleri yanında belirli bir kültürel politika ile yönlendirmenin gerekli olduğu da açıktır. Ülkemiz yönetim sistemlerinde yaşanların getirdiği olumsuzluklar içinde maalesef bu tür kültürel politikalarında yok edildiğini üzülerek ifade edebiliriz. Gün geçtikçe kültürel varlıkların önemsizleştiği, bireysel tercih ve menfaatlerin ön plana itildiği bir topluma dönüşmenin bedeli ağır olacaktır. Bu bedeli ödeyecek olanlar istisnasız yine bu toplumun içinde yaşayan fertler olacaktır. Bu toplumun demokrasiyi yaşatması, geliştirmesi çocuklarına güzel bir miras bırakması için çaba göstermesi gerektiği açıktır.
|
|
Son Güncelleme ( Cuma, 14 Mart 2008 23:23 )
|