|
Administrator tarafından yazıldı
|
|
Pazar, 16 Mart 2008 19:46 |
|

Bülent, avucunu açmış kendisine doğru elini uzatan adama ters ters baktı. Elli yaşlarında gösteren adam, görmeye alıştığı hırpani kıyafetli dilencilere benzemiyordu. Üzerindeki giysiler eski fakat temizdi. Eli yüzü temiz ve sağlıklı görünüyordu. “Sapa sağam adam gidip çalışacağına dileniyor, belki benden daha zengindir” diye düşündü. Zaten canı çok sıkkındı, bir de sinirlenmişti. Alaycı bir ses tonuyla: - Ekmek parası mı istiyorsun? diye sordu. - Hayır çikolata parası lazım!
|
|
Son Güncelleme ( Salı, 18 Mart 2008 20:34 )
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Şeyh Edebali’nin Osman Bey’e nasihati |
|
|
|
|
Administrator tarafından yazıldı
|
|
Pazar, 16 Mart 2008 18:37 |
|
 (1206-1326) Ünlü Osmanlı tarihçisi Cenabi’nin “Cenabî Tarihi” adıyla da bilinen “el-Hâfilü’l-Vâsıt ve Aylemü’z-Zâhirü’l-Muhît” adlı Arapça eserinin Süleymaniye Kütüphanesi’nde kayıtlı bir nüshasında mevcuttur. Mustafa Cenabi, 1540-1590 yılları arsında yaşamıştır, kendisi bütün kaynaklara göre Arap’tır, ondan önce kimse Edebalı’nın böyle bir vasıyetinden söz etmemiştir.
“Ey Oğul!
Beysin! Bundan sonra öfke bize; uysallık sana… Güceniklik bize; gönül almak sana.. Suçlamak bize; katlanmak sana.. Acizlik bize, yanılgı bize; hoş görmek sana.. Geçimsizlikler, çatışmalar, uyumsuzluklar, anlaşmazlıklar bize; adalet sana.. Kötü göz, şom ağız, haksız yorum bize; bağışlama sana… Bundan sonra bölmek bize; bütünlemek sana.. Üşengeçlik bize; uyarmak, gayretlendirmek, şekillendirmek sana..
|
|
Son Güncelleme ( Pazar, 16 Mart 2008 20:07 )
|
|
Devamını oku...
|
|
Kavanoz ve 2 Fincan Kahve |
|
|
|
|
GREATREIS tarafından yazıldı
|
|
Cuma, 14 Mart 2008 23:10 |
Ne zaman hayatında bazı şeyler taşınamaz hale gelirse, ne zaman 24 saat kısa gelmeye başlarsa, o zaman mayonez kavanozu ve 2 Fincan Kahveyi hatırlayınız!
Bir gün bir Felsefe profesörü, elinde birkaç kutu olduğu halde derse gelir. Ders başladığında, hiçbir şey söylemeden, önüne büyükçe bir mayonez kavanozunu alır ve ağzına kadar tenis topları ile doldurur. Ve öğrencilere kavanozun dolup dolmadığını sorar; Öğrenciler ittifakla kavanozun dolduğunu ifade ederler. Bu sefer profesör önündeki kutulardan bir tanesinden aldığı çakıl taşlarını, çalkalayarak kavanoza döker, böylece çakıl taşları kayarak, tenis toplarının aralarındaki boşlukları doldurur. Ve öğrencilere tekrar kavanozun dolup dolmadığını sorar, onlar da 'evet' doldu derler, profesör bu defa masanın üzerindeki diğer kutuyu eline alır ve içindeki kumu yavaşça kavanoza döker. Tabii Ki kumlar da çakıl taşlarının aralarındaki boşlukları doldurur. Ve tekrar öğrencilere kavanozun dolup dolmadığını sorar, Öğrenciler de koro halinde 'evet' derler.
|
|
Son Güncelleme ( Cuma, 14 Mart 2008 23:14 )
|
|
Devamını oku...
|
|
|
DEMOKRASİ ÇABASIZ OLMAZ ! |
|
|
|
|
Administrator tarafından yazıldı
|
|
Cuma, 14 Mart 2008 23:22 |
|
Demokrasi kendiliğinden kazanılıp yaşanabilecek, her bedene uyan bir yönetim biçimi değildir. Bulunduğu toplumda demokrasi isteyen bireylerin demokrasi için çaba göstermesi ve çalışması gereklidir. Demokrasi yazılı kurallar manzumesi değildir. Bugün demokrasinin beşiği olarak anılan İngiltere' de yazılı anayasa dahi yoktur. Buradan yola çıkarak gerçek demokrasinin somut tüm kuralları yazılı ve herkesce uyulması istenilen bir yönetim biçimi olmadığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Demokrasinin temelinde yatan , bu yönetim biçimini isteyen kişinin , içinde yaşadığı toplumda aynı yaşam biçimini isteyen insanlarla barış ve huzur içinde yaşayabilmesi için bir çaba göstermesi gerektiği bilincine sahip olması ile gelişen ve dinamik bir yönetim biçimi olmasıdır. Demokrasi nedir dediğimizde karşımıza çıkan tarifler de , bu yönetim biçiminin dinamikliğine işaret ederler. Demokrasi çok olduğunu iddia edenlerin, az olduğu iddia olunanların haklarını öncelikle saygı ile karşılamayı ve onların anlayışına saygı duymayı gerektirir. Demokrasi bencil ve bireysel yaşam anlayışını reddeder. Toplum olabilmenin temel gereklerinden olan bir arada yaşam şartlarını bir başka deyişle asgari yaşam müştereklerini kabul etmek şartı, yeryüzünde bulunulan coğrafyaya ve o coğrafya üzerinde yaşananlara (tarihe) bağlı olarak şekillenebilir. Ancak hiç bir şekilde bireyin toplum olma bilincini köreltecek bir genellik içerisinde bulunamaz. Zira toplum halinde yaşayabilmenin de tıpkı demokratik yaşam biçimi için gerekli olduğu üzere vazgeçilmezleri vardır.
|
|
Son Güncelleme ( Cuma, 14 Mart 2008 23:23 )
|
|
Devamını oku...
|
|
Administrator tarafından yazıldı
|
|
Cuma, 14 Mart 2008 21:44 |
|
Sitemiz tamamen amatör amaçlarla hazırlanmaktadır. Yasalara ve haklara saygı çerçevesinde paylaşmak, katılarak çoğaltmak , kültüre bu yollarla katkı sağlamak sitemizin hedefleri arasındadır. Yaşam pınarında bir damla su olabilmek bizleri mutlu edecektir. Sitemiz samimiyetle katkı sağlamak sağlamak isteyen herkese açıktır. Sevgiyle kalın.... Greatreis |
|
Son Güncelleme ( Cuma, 14 Mart 2008 21:49 )
|
|
|
|
|
Sayfa 21 > 21 |